Vural Yeşilyurt sordu, iş insanı Ahmet Kocabaş anlattı…

İstanbul’da onlarca insana iş ve aş imkânı sağlayan Bafralı iş insanı Ahmet Kocabaş, çocukluk yıllarına uzanarak Sele-Sepet Top Kandil Şenlikleri’ne dair hatıralarını gazetemize anlattı.

YAŞAM Yayın: 04 Mart 2026 - Çarşamba - Güncelleme: 04.03.2026 13:03:00
Editör - Vural Yeşilyurt
Okuma Süresi: 3 dk.
Google News

Heyces&Newces Yönetim Kurulu Başkanı ve Samsun Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu (SAMKON) Genel Başkan Yardımcısı olan Kocabaş, doğup büyüdüğü Bafra’nın Gökçeağaç Mahallesi’nde yaşadığı o unutulmaz geceleri samimi ifadelerle paylaştı.

“Sele-Sepet heyecanı iftardan sonra başlardı”

– Sele-Sepet sizin için ne ifade ediyor?

Sele-Sepet bizim çocukluğumuzun en saf, en heyecanlı gecesiydi. Ramazan’ın 14’ünü 15’ine bağlayan o geceyi günler öncesinden beklerdik. İftardan sonra köy meydanındaki okulumuzun bahçesinde toplanır, gazyağı lambalarımızı, lükslerimizi ve el fenerlerimizi yakardık.

– Hazırlıklar nasıl olurdu?

İki-üç gün öncesinden başlardık hazırlığa. Çuval ve torbalarımızı ayarlardık. Zeytinyağı tenekelerinden ya da büyük karton kutulardan davullar yapardık. Çocuk aklı işte… Ama heyecanımız büyük olurdu. Kapı kapı dolaşır, şu maniyi söylerdik:

“Sele sepet top kandil,
Aç kapıyı biz geldik,
Ayda yılda bir kere kapınıza;
Şeker, un, yağ almaya geldik.”

Ev sahipleri de bizleri kırmaz, un, şeker, yağ verirdi.

“Helvanın kokusu hâlâ burnumda”

– Toplanan malzemelerle ne yapardınız?

Müsait olan bir arkadaşımızın evine giderdik. Topladığımız un, şeker ve tereyağıyla un helvası yapılırdı. O tereyağının kokusu hâlâ burnumda. Hep birlikte yer, paylaşmanın mutluluğunu yaşardık. Sadece kendimiz için değil, köydeki yaşlılara ve maddi durumu iyi olmayan ailelere de ikram etmeyi ihmal etmezdik.

– O geceler nasıl biterdi?

Bilmeceler sorulur, fıkralar anlatılır, hikâyeler paylaşılırdı. Yorulurduk ama mutlu olurduk. Uyumadan önce aklımızda hep bir sonraki yılın Sele-Sepet’i olurdu.

“Bu kültür yaşatılmalı”

– Bugün aynı heyecanı görüyor musunuz?

Maalesef köylerde eski coşku yok denecek kadar azaldı. Ancak bu kültürel mirasın yaşatılması için Bafra Belediyesi önemli çalışmalar yapıyor. Düzenlenen Geleneksel Sele-Sepet Top Kandil Şenlikleri sayesinde çocuklarımız bu geleneği tanıyor, büyüklerimiz o eski günleri yeniden yaşıyor.

Başta Hamit Kılıç olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 “Allah razı olsun”

Kocabaş, sözlerini şu dua ile tamamladı:

“Bu güzellikleri bizlere yeniden yaşatırken yeni nesillere aktaran herkesten Allah razı olsun. Ramazan ayında tuttuğumuz oruç ve yaptığımız ibadetleri Cenab-ı Hak kabul ve makbul eylesin. Allah’a emanet olunuz.”

Memleketinden kopmadığını belirten Kocabaş, her fırsatta Bafra’ya destek olmaya çalıştığını ifade ederek şunları söyledi:

“İnsan nerede yaşarsa yaşasın, köklerini unutmamalı. Biz Bafralıyız. Toprağımızın kıymetini biliriz. Sele-Sepet sadece bir şenlik değil; kültürümüzün, geçmişimizin ve kardeşliğimizin simgesidir.”

Sohbetin sonunda gençlere de seslenen Ahmet Kocabaş, “Hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Ama hayallerinizi büyütürken doğduğunuz toprakları da unutmayın” mesajını verdi.

 

 

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.