Bir Ömrün Karşılığı: Resai Yılmaz’ın Odasında Toplanan Vefa
Hayatını mahallesine, insanına ve memleketine adayan bir ismin kapısı bugün vefaya açılıyor.

Bazen bir insanın değeri, makamıyla değil; ardından yürüyen insanların sessiz kalabalığıyla ölçülür.
Resai Yılmaz işte tam da böyle bir isim…
Yıllarca Kızılırmak Mahallesi’nde sadece muhtarlık yapmadı; dert dinledi, yol gösterdi, gönüllere dokundu. Sivil toplumun içinde oldu, insanların iyi gününde de kötü gününde de yanında durdu. Belki de bu yüzden bugün bir hastane odası, sıradan bir oda olmaktan çıktı; vefanın, duanın ve hatıraların buluştuğu bir mekâna dönüştü.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Servisi’nde, 8. katta 840 numaralı odada tedavisi süren Resai Yılmaz, yoğun bakım sürecinin ardından artık ziyaretçilerini kabul ediyor. Kapısı açık… Ama aslında açılan sadece bir kapı değil; yılların biriktirdiği dostlukların, hatırların ve duaların yolu.

Her gelen ziyaretçi, bir geçmişi hatırlıyor. Bir selam, bir hatıra, bir teşekkür… Belki de en çok da “iyi ki varsın” duygusu dolaşıyor o odada.
Evlatlarının söylediği gibi; dualarla güç bulan bir iyileşme bu. Doktorların uygun görmesiyle taburcu olacağı gün belki de sadece bir hastanın iyileşmesi değil, bir mahallenin, bir şehrin derin bir “oh” çektiği gün olacak.
Çünkü bazı insanlar vardır…
Onlar iyiyse, bir şehir biraz daha huzurludur.
Resai Yılmaz da işte o insanlardan biri.



