
HERKES ONU VATANDAŞ HAMİT DİYE TANIRDI!
SPOT: Bafra'nın unutulmaz ismi Hamit Genç, namıdiğer Vatandaş Hamit… Tarımdan çevreye, kültürden sanata kadar verdiği mücadelelere, birlikte yolculuk yaptığı gazeteci Vural Yeşilyurt'un kaleminden bir vefa yazısı.

Bazı insanlar vardır, yaşadıkları şehre yalnızca iz bırakmazlar; o şehrin hafızasına kazınırlar.
Kimi makamıyla, kimi servetiyle, kimi de yaptırdığı eserlerle hatırlanır.
Ama bazıları vardır ki hiçbir makama ihtiyaç duymadan, yalnızca fikirleri, cesaretleri ve bitmek tükenmek bilmeyen mücadeleleriyle bir döneme damga vururlar.
İşte onlardan biri de Bafra'nın yakından tanıdığı, kimi zaman düşüncelerine şaşırdığı, kimi zaman tartıştığı ama hiçbir zaman görmezden gelemediği Hamit Genç, namıdiğer VATANDAŞ HAMİT idi.

Onu tanımak kolay, anlamak zordu. Çünkü o, herkesin baktığı yere bakar ama kimsenin göremediğini görmeye çalışırdı.
BİR İNSAN, BİNLERCE FİKİR…
Vatandaş Hamit sıradan bir insan değildi.
Yürürken düşünür, uyurken projeler üretir, aklına gelen bir fikri hayata geçirmek için gecesini gündüzüne katardı.
Bir şeyi kafasına koyduğunda onu durdurmak neredeyse imkânsızdı.

Samsun Maarif Kolejini bitirmiş, İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi almış, İzmir'de üç yıl öğretmenlik yapmıştı. Ardından ticaret hayatına atılmış, ulusal ve uluslararası alanda girişimlerde bulunmuştu.
Ancak onun asıl meselesi para kazanmak değil, topluma faydalı olmaktı.
Haksızlık gördüğünde susmaz, yanlış bulduğu uygulamalara karşı mücadeleden kaçınmazdı.
Tarihî eserlerin korunması için verdiği hukuk mücadelesinde, kazandığı davanın ardından kendisine mutlu olup olmadığı sorulduğunda verdiği cevap, onun hayata bakışını özetliyordu:
“Benim sorunum onlarla değil, davam KAMU VİCDANI.”

KARABURÇ'TAN TÜRKİYE'YE UZANAN MÜCADELE
Vatandaş Hamit denildiğinde akla gelen en önemli çalışmalardan biri, hiç kuşkusuz Karaburç Örnek Köy Projesi idi.
Köylünün yalnızca üretmesini değil, bilinçli, eğitimli ve modern tarım yöntemleriyle çalışan bir çiftçiye dönüşmesini istiyordu.
TEMA Örnek Köy Projesi kapsamında resmî kurumları, sivil toplum kuruluşlarını ve üreticileri aynı amaç etrafında buluşturmak için yıllarca mücadele etti.
Karaburç'ta yürütülen çalışmalar ulusal ve uluslararası ödüllerle anıldı.
Ama Hamit Genç için bu başarılar yeterli değildi.
Onun hayali, bir köyün değil, Türkiye'nin bütün köylerinin kalkınmasıydı.

TOPRAK DEDE HAYRETTİN KARACA İLE AYNI YOLLARDA…
Burada bir gazeteci olarak kendi tanıklığımı da anlatmak istiyorum.
Çünkü ben Vatandaş Hamit'i yalnızca uzaktan tanıyan, yaptıklarını başkalarından dinleyen biri değildim.
Onunla birlikte Türkiye'nin çeşitli bölgelerine gittim.
TEMA Vakfı'nın kurucularından, kamuoyunun Toprak Dede olarak tanıdığı merhum Hayrettin Karaca'nın da yer aldığı çalışmaları gazeteci olarak takip ettim.
Kimi zaman köylerde, kimi zaman tarlalarda, kimi zaman toplantılarda ve projelerin uygulandığı alanlarda birlikte bulunduk.
Hamit Genç'in bitmek tükenmek bilmeyen enerjisine, inatçılığına, insanları şaşkına çeviren düşüncelerine ve o düşünceleri hayata geçirmek için verdiği mücadeleye bizzat şahit oldum.
Onunla yolculuk yapmak bile başlı başına bir maceraydı.
Çünkü Vatandaş Hamit için yol yalnızca bir yere ulaşmak değildi. Yol boyunca bile yeni fikirler üretir, yeni projeler düşünürdü.
Ben onun yalnızca sözlerini dinlemedim, yaptıklarını da gördüm.
Bugün bu satırları yazarken o günlerde yaşadıklarımız bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor.

KOLAY KÖYÜNDE DEVLET BALESİ… KİMİN AKLINA GELİRDİ?
Hamit Genç'in hafızamda yer eden en sıra dışı çalışmalarından biri de Devlet Balesi'ni Bafra'nın Kolay köyüne getirmesiydi.
Düşünebiliyor musunuz?
Bir Anadolu köyünde, köylülerimizin karşısına Devlet Balesi sanatçıları çıkıyor ve bale gösterisi sunuyor!
O yıllarda Türkiye'de bir köyde ilk kez gerçekleştirildiğini bildiğimiz bu etkinlik, Vatandaş Hamit'in sınır tanımayan düşünce dünyasının en güzel örneklerinden biriydi.
Başkalarının aklına gelmeyecek bir düşünceyi gerçeğe dönüştürmüştü.

Çünkü onun için köylü yalnızca toprağı işleyen, üreten, alın teri döken insan değildi.
Köylünün de kültürle, sanatla, eğitimle ve çağdaş yaşamın bütün güzellikleriyle buluşmaya hakkı vardı.
İşte bizim tanıdığımız Vatandaş Hamit buydu!
Sanatı köy meydanına taşıyacak kadar cesur, bunu gerçekleştirmek için kapıları aşındıracak kadar kararlıydı.
Karaburç'ta tarımsal kalkınmayı, Kolay köyünde ise kültür ve sanatı gündeme taşıması, onun köy yaşamına ne kadar geniş bir açıdan baktığını gösteriyordu.
40.000 KÖYE 40.000 ZİRAAT MÜHENDİSİ
Tarımın sorunlarını yalnızca masa başında konuşanlardan değildi.
Çiftçinin yaşadığı sıkıntıları bilir, çözümün tarlada ve köyde aranması gerektiğini savunurdu.
Dönemin Tarım Bakanı Sami Güçlü'nün de katıldığı Balıkesir'deki bir toplantıda, tarım bürokrasisine yönelttiği sorularla dikkatleri üzerine çekmişti.
Köylerde din hizmetleri için görev yapan personel bulunurken neden her köyde bir ziraat mühendisi bulunmadığını sorguluyordu.
Bu çıkışı, “1000 Köye 1000 Ziraat Mühendisi” projesiyle birlikte anılan önemli mücadelelerinden biri oldu.
Ama o bununla da yetinmiyordu.
Hedefi, ziraat mühendislerinin Türkiye'nin bütün köylerinde üreticilerle birlikte çalışmasıydı.
Çünkü ona göre tarımın gelişmesinin yolu, bilgiyle toprağı buluşturmaktan geçiyordu.

TÜTÜNÜN, ÜRETİCİNİN VE EMEĞİN YANINDAYDI
Bafra tütününün geleceği de onun önemli mücadele alanlarından biriydi.
Tütün politikalarını eleştiriyor, üreticinin haklarını savunuyor, gerektiğinde hükümetlere ve ilgili kurumlara karşı hukuk mücadelesi veriyordu.
Temel ve Fadime sigaraları düşüncesiyle yerli tütünün değerlendirilmesine yönelik farklı bir model ortaya koymuştu.
Bu düşünce, o yıllarda ulusal basında da geniş yankı uyandırmıştı.
Kimi zaman tepki gördü, kimi zaman yalnız bırakıldı.
Tütün işçileriyle ve sendikalarla karşı karşıya geldiği dönemler bile oldu.
Ancak inandığı düşünceden vazgeçmedi.
Çünkü onun için asıl mesele, üreticinin alın terinin karşılığını alması, Türk tütüncülüğünün geleceğinin korunmasıydı.

TARİHÎ ESERLER, KIZILIRMAK VE ÇEVRE MÜCADELESİ
Vatandaş Hamit'in mücadelesi yalnızca tarımla sınırlı değildi.
Tarihî eserlerin korunması, camilerdeki kültür varlıklarının çalınması, restorasyon çalışmalarında tarihî mirasa zarar verilmesi gibi konularda da sesini yükseltti.
Kızılırmak'ın ve balık göllerinin kirlenmemesi için mücadele etti.
Zehirli variller, çevreye zarar veren atıklar ve doğanın korunması onun gündemindeydi.
Organik ekmek üretiminden çevre eylemlerine kadar pek çok farklı konuda fikir üretti.
Yeri geldiğinde ilgili kurumların kapısını çaldı, yeri geldiğinde kamuoyunu harekete geçirmeye çalıştı.
Zaman zaman sert tepkilerle karşılaştı.
Bafra'da saldırıya uğradığı da oldu.
Ancak bütün bunlar onu yıldırmadı.

Çünkü Vatandaş Hamit için susmak, haksızlığa razı olmak demekti.
CUMHURİYET BAYRAMI'NA FARKLI BİR BAKIŞ
1986 yılında Moskova'ya yaptığı ziyaretin ardından Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının biçimini sorgulamaya başladı.
Cumhuriyet'in yalnızca resmî törenlerle değil, halkın tamamının katılımıyla kutlanması gerektiğini savundu.
Köylüsüyle, şehirlisiyle, öğrencisiyle, yaşlısıyla bütün halkın katılabileceği kültürel etkinlikler ve eğlencelerle dolu bir kutlama anlayışını hayata geçirmeye çalıştı.
Onun düşüncesi açıktı:
Cumhuriyet, yalnızca devletin değil, milletin bayramıydı.
ÇOCUKLAR, EĞİTİM VE TOPLUMSAL DEĞİŞİM
Vatandaş Hamit'in farklı bir bakış açısıyla ele aldığı konulardan biri de eğitimdi.
Çocukların yalnızca ders kitaplarıyla değil; sanatla, sporla, özgüvenle ve toplumsal hayatın içinde yetişmesi gerektiğine inanıyordu.
Oğlunun henüz 16 yaşındayken pilotluk eğitimi alması da onun eğitime bakışındaki farklılığın örneklerinden biriydi.
Siyasi partilerin gürültülü seçim propagandalarını eleştirmek için ilkokul öğrencilerinin katıldığı bir yürüyüş düzenlemesi de yine onun sıra dışı çıkışlarından biriydi.
Doğru bulduğu düşünceyi savunurken kimin ne söyleyeceğini fazla önemsemezdi.

SON MÜCADELESİ YİNE İNSAN İÇİNDİ
Hamit Genç'in hayatının son dönemlerinde üzerinde durduğu konulardan biri de organ bağışıydı.
İngilizce öğretmeni Naim Okay ile birlikte bu konuda farkındalık oluşturmak için çalışmalar yürüttü.
Hayatı boyunca toprağın, çiftçinin, doğanın ve kültürel mirasın korunması için mücadele eden Vatandaş Hamit, son çalışmalarında da insan hayatına dokunmayı amaçlıyordu.
Aslında bu durum, onun yaşam felsefesinin en güzel özetiydi:
İnsan için düşünmek, insan için üretmek ve insan için mücadele etmek…
İYİ Kİ GEÇTİN BU TOPRAKLARDAN VATANDAŞ HAMİT!

Bugün geriye dönüp baktığımızda Hamit Genç'in her düşüncesine katılmak zorunda değiliz.
Yöntemlerini tartışabilir, bazı fikirlerini farklı değerlendirebiliriz.
Ama bir gerçeği teslim etmek gerekir:

O, yaşadığı toplumun sorunlarına kayıtsız kalmayan, düşündüğünü söylemekten korkmayan, inandığı doğrular uğruna mücadele eden sıra dışı bir insandı.
Çoğu insanın yalnızca konuştuğu yerde o harekete geçerdi.
Çoğu insanın vazgeçtiği yerde yeniden başlardı.
Ödül almak, alkışlanmak veya bir makam sahibi olmak onun önceliği değildi.
O, memleketine faydalı olabilmenin peşindeydi.

Yıllarca bir gazeteci olarak pek çok insan tanıdım. Nice olaylara, nice mücadelelere ve nice hayat hikâyelerine tanıklık ettim.
Ama Vatandaş Hamit gibi düşündüğünü hayata geçirmek için bu kadar büyük çaba gösteren insanları unutmak kolay değil.
Bugün Bafra'nın geçmişini, tarımını, çevresini ve toplumsal hafızasını konuşurken Vatandaş Hamit'i hatırlamamak mümkün mü?
Bir şehir, yalnızca binalarıyla değil; fikir üreten, mücadele eden ve iz bırakan insanlarıyla da büyür.
Hamit Genç de Bafra'nın unutulmaması gereken değerlerinden biriydi.

Sevgili Vatandaş Hamit…
Seni anlamayanlar da oldu, sana kızanlar da…
Ama sen bildiğin yoldan yürümeye devam ettin.
Ardında servetten çok fikir, makamdan çok mücadele ve unutulmayacak hatıralar bıraktın.
İyi ki tanıdık seni Vatandaş Hamit.
İyi ki bu topraklardan geçtin.

VE UNUTAMADIĞIM O SÖZ…
VATANDAŞ HAMİT'in yaptıklarını anlatmak, yapacaklarını kestirmek mümkün değil.
Bu yazıyı noktalarken kulağıma eğildi:
“Aziz Nesin'in % oranını düşürmeliyiz.” diye fısıldadı.
Arkama döndüğümde çoktan GİTMİŞTİ...
Mekânı cennet olsun!..
Vural Yeşilyurt






