KARŞILIKSIZ EMEĞİN DEĞERSİZLEŞTİRDİĞİ İNSAN
Yerel basında, sahada, sokakta, tarlada, sanayide… Bu memlekette emek çok, kıymet ise ne yazık ki az.

VURAL YEŞİLYURT
trtbafra@gmail.com - 05363267627Birçok insan yaptığı işi “belki karşılığını verirler” düşüncesiyle yapıyor. Kimi zaman bir haber için, kimi zaman bir organizasyon için, kimi zaman da sadece iyi niyetle… Ancak gelinen noktada görüyoruz ki, emeğin karşılığını almayı bırakın, çoğu zaman bir teşekkür bile çok görülüyor.
Oysa yerel basın başta olmak üzere, bu şehirlerin yükünü çekenler genellikle görünmeyen emekçilerdir. Gece gündüz demeden çalışan, çoğu zaman kendi imkânlarıyla üreten, karşılık beklemeden katkı sunan insanlar… Ne var ki bu fedakârlık, bazı çevrelerde bir süre sonra “nasıl olsa yapar” kolaycılığına dönüşüyor.
Şunu açıkça söylemek gerekir:
Emeğin karşılığını istemek ayıp değildir. Ayıp olan, emeği yok saymak; alın terini görmezden gelmek; insanı sadece ihtiyaç duyulduğunda hatırlamaktır.
Bir toplumda emek değersizleşirse, üretim de, samimiyet de, güven de zedelenir. Yerel basının, yerel üreticinin, yerel esnafın ayakta kalması; ancak emeğe verilen değerle mümkündür. Para her zaman bulunmayabilir ama takdir, saygı ve teşekkür hiçbir bütçe gerektirmez.
Karşılığı verilmeyen her emek, insanın içinden bir parça koparır. Bu kopuş önce sessiz bir kırgınlığa, sonra mesafeye, en sonunda da vazgeçişe dönüşür. Kaybeden ise sadece emeği veren değil, o emeğe ihtiyaç duyan herkes olur.
Artık şu gerçeği kabul etmeliyiz:
Karşılığını almadan yapılan her iş, bir süre sonra insanı değersiz hissettirir. İyi niyet sömürülmek için değil, paylaşılmak içindir. Emeğin kıymetini bilmeyenler, bir gün o emeği aradıklarında bulamayabilirler.
Yerel basında, yerel hayatta, yerel dayanışmada;
Emeğin değer gördüğü günler dileğiyle…