Bafra’da Tarımın Nabzı
Karadeniz’in bereketli ovasında üretimin sesi bir kez daha yükseldi. Bafra’da düzenlenen buluşmada Sencer Solakoğlu, üreticilerle aynı masaya oturdu; konuşulanlar yalnızca rakamlar değil, toprağın yükü ve çiftçinin sabrıydı.

VURAL YEŞİLYURT
trtbafra@gmail.com - 05363267627Toplantıya ev sahipliği yapan Bafra Belediye Kültür Merkezi, o gün bir salon olmaktan çok, tarlanın sesi gibiydi. Katılımın genişliği dikkat çekiciydi. Siyaset, sivil toplum ve üretici aynı zeminde buluştu. Bu tablo bile başlı başına bir mesaj: Tarım artık sadece ekonomik bir başlık değil, memleket meselesi.
Çiftçinin gündemi açık ve netti. Mazot pahalı, gübre pahalı, yem pahalı… Sulama maliyetleri artıyor, ürün fiyatları ise istikrarsız. Üretici, alın terinin karşılığını öngörebileceği bir düzen istiyor. Bu talepler yeni değil; fakat sahadan yükseldiğinde daha güçlü, daha gerçek.
Solakoğlu’nun vurguladığı “tarım stratejik bir sektördür” ifadesi, aslında işin özeti. Gıda güvenliğinin konuşulduğu bir dünyada planlı üretim artık tercih değil, zorunluluk. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ayakta kalması, yalnızca kırsalın değil şehirlerin de geleceğini belirliyor. Çünkü üretici ayakta kalırsa pazar da, sofra da ayakta kalır.
Bafra Ovası yıllardır bereketiyle anılır. Ancak bereket yalnızca toprağın değil, politikanın da ürünüdür. Öngörülebilir destekler, maliyet baskısını azaltan uygulamalar ve planlı üretim… Bunlar kâğıt üzerindeki başlıklar olmaktan çıkıp sahada karşılık bulduğunda, tarım gerçek anlamda nefes alır.
O gün salonda dikkat çeken bir başka şey de üreticinin umudu oldu. Şikâyet vardı, evet; ama vazgeçmişlik yoktu. Çiftçi hâlâ üretmek istiyor. Asıl mesele, bu iradenin doğru politikalarla buluşup buluşmayacağı.
Karadeniz’in rüzgârı sert eser; ama bereketi de bir o kadar cömerttir. Bafra’daki buluşma bize şunu hatırlattı: Toprağa kulak veren, geleceğe yatırım yapar. Tarım konuşuldukça değil, çözüldükçe güçlenecek.