03 Ekim 2026 - Cumartesi

Seçim geçer, Bafra kalır.

Seçim zamanı geldiğinde tansiyon yükselir. Adaylar kendilerini anlatır, yaptıklarını ortaya koyar, yapacaklarını sıralar. Bu, demokrasinin ve seçim yarışının doğal tarafıdır.

Yazar - VURAL YEŞİLYURT
Okuma Süresi: 5 dk.
VURAL YEŞİLYURT

VURAL YEŞİLYURT

trtbafra@gmail.com - 05363267627
Google News

Ama bir noktadan sonra projelerin yerini karşılıklı suçlamalar, imalar ve geçmiş hesaplaşmalar almaya başlarsa işte orada durup düşünmek gerekir.

Çünkü böyle bir dil hiç kimseye yarar değil, zarar verir.

Bafra Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine doğru ilerlerken son günlerde karşılıklı açıklamaların kamuoyuna yansıdığını görüyoruz. Mevcut Başkan Serdal Sefa Kocabaş ile geçmiş dönem Başkanı Göksel Başar arasında özellikle odanın geçmiş mali yapısına ilişkin karşılıklı iddialar gündeme geldi. Göksel Başar da 2 Ekim’de yaptığı açıklamada bu iddialara yanıt vererek açık oturum çağrısında bulundu.

Elbette adaylar eleştirebilir.

Elbette geçmiş dönemler sorgulanabilir.

Elbette üyeler merak ettiklerini öğrenmelidir.

Ancak bütün bunların bir sınırı, bir üslubu ve hepsinden önemlisi bir kurum kültürü olmalıdır.

Tam da bu noktada Bafra TSO’nun 1989-1995 yılları arasında başkanlığını yapmış Turgut Şahinol’un birlik ve beraberlik çağrısını önemli buluyorum.

Şahinol’un sözlerinin özü aslında çok açık:

Seçim geçer, Bafra kalır.

Bugün rakip olanlar yarın aynı masanın etrafında Bafra için bir araya gelmek zorunda kalabilir.

Bugün birbirine ağır söz söyleyenler yarın aynı ekonomik sorun için birlikte Ankara’nın kapısını çalabilir.

Bugün karşı karşıya gelenler, seçimden bir gün sonra aynı şehrin insanları olarak yüz yüze bakmaya devam edecekler.

Öyleyse neden köprüleri yakalım?

Neden kişisel kırgınlıkları kurumsal bir yarışın önüne geçirelim?

Neden Bafra’nın geleceğini konuşmak yerine geçmişin hesaplarıyla zaman kaybedelim?

Bence bu seçimde konuşulması gereken esas konu şudur:

Bafra sanayide nasıl büyüyecek?

Tarım ve sanayi nasıl daha güçlü buluşturulacak?

19 Mayıs, Alaçam ve Yakakent ile birlikte bölgesel kalkınma nasıl sağlanacak?

Gençlere daha fazla istihdam nasıl oluşturulacak?

Yatırımcı Bafra’ya nasıl çekilecek?

Üyelerin sorunları Ankara’ya daha güçlü nasıl taşınacak?

İşte yarış bunların yarışı olmalıdır.

Kim daha iyi proje ortaya koyuyorsa anlatsın.

Kim geçmişte yaptığı hizmeti anlatmak istiyorsa anlatsın.

Kim geleceğe ilişkin yeni bir hedef koyuyorsa üyelerin önüne koysun.

Son kararı zaten üyeler verecektir.

Ama birbirini yıpratmak, geçmiş dönemleri sürekli tartışmaya açmak, kişileri hedef alan bir seçim atmosferi oluşturmak Bafra’ya hiçbir şey kazandırmaz.

Aksine, seçim bittikten sonra onarılması zor kırgınlıklar bırakabilir.

Ticaret ve Sanayi Odası sıradan bir kurum değildir.

İş insanını, sanayiciyi, esnafı, girişimciyi ve bölgenin ekonomik geleceğini aynı çatı altında buluşturan önemli bir yapıdır.

Bu nedenle o çatının altında yarışanların da taşıdıkları sorumluluğun farkında olması gerekir.

Turgut Şahinol’un söylediği gibi;

“Kırgınlıkları değil, projeleri yarıştıralım.”

Ben buna bir cümle daha eklemek istiyorum:

Kazanmak için birbirimizi kaybetmeyelim.

Çünkü bir seçim kazanılır, bir seçim kaybedilir.

Makamlar gelir, makamlar gider.

Bugün başkan olan yarın olmayabilir.

Ama Bafra hepimizin.

Bu şehirde yine karşılaşacağız.

Yine selamlaşacağız.

Yine aynı sofraya oturacağız.

Yine aynı sorunların çözümü için omuz omuza vermek zorunda kalacağız.

Bu nedenle seçim yarışında kullanılacak her kelimenin yarını da düşünülmelidir.

Eleştiri olsun.

Rekabet olsun.

Fikir ayrılığı da olsun.

Ama saygı kaybolmasın.

Çünkü kırıcı sözler belki seçim meydanında alkış getirir ama uzun vadede yarar değil, zarar verir.

17 Ekim’de sandık kurulacak, üyeler tercihlerini ortaya koyacak. Resmi seçim duyurusuna göre meslek komiteleri ve meclis üyeliği seçimlerinin ardından yönetim kurulu başkanı ve diğer organların seçimi 24 Ekim’de yapılacak.

Sonuç ne olursa olsun ertesi sabah yine güneş Bafra’nın üzerine doğacak.

Mesele o sabaha kırgınlıklarla mı, yoksa birbirimizin elini sıkabilecek bir olgunlukla mı çıkacağımızdır.

Benim temennim nettir:

Kişiler değil projeler yarışsın.

Kırgınlıklar değil Bafra kazansın.

Ve unutulmasın:

“Bafra Ticaret ve Sanayi Odası’nın eski başkanlarından Turgut Şahinol’un yaptığı sağduyu ve birlik çağrısını da özellikle önemsiyorum. Şahinol’un ifade ettiği gibi: ‘Seçimin kaybedeni olabilir; ama Bafra’nın kaybetmesine kimsenin hakkı yoktur.’”

“Kişiler değil projeler yarışsın. Kırgınlıklar değil Bafra kazansın. Kazanmak için birbirimizi kaybetmeyelim.”

Esen Kalın..

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları